Yerköy,Yerköy haber,yerköy haberleri,yerkoyhaber
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Reklam

EN ÇOK OKUNANLAR

YERKÖY YER ADLARI VE AĞIZ ÖZELLİKLERİ

Yerköy Kültürümüz

 
YOZGAT'IN DÜĞÜN GELENEKLERi YOZGAT'IN DÜĞÜN GELENEKLERi

Tarih 18 Haziran 2009, 10:18 Editör

Yozgat ve köylerinde hâlâ görücü usulüyle evlenme geleneği devam ettirilmektedir. Ortalama evlenme yaşı on sekizdir. Okumuş ailelerde evlenme yaşı yüksektir. Kızı, genellikle oğlanın annesi seçer

Yozgat ve köylerinde hâlâ görücü usulüyle evlenme geleneği devam ettirilmektedir. Ortalama evlenme yaşı on sekizdir. Okumuş ailelerde evlenme yaşı yüksektir. Kızı, genellikle oğlanın annesi seçer. Genç kiminle evleneceğini babasına değil, annesine söyler. Alınacak kız belirlendikten sonra görücü gidilir.
    Oğlan tarafı, bir bahane bularak almak istedikleri kızı görmeye giderler. Bu gidişte kızın tüm hareketleri dikkatle izlenir. Kız, davranışlarında daha hassastır. Sürekli ayakta durur. El öper. Saygılı ve süzgündür, izlenimler olumlu ise oğlan tarafı, akşam kıza dünür gider.
    Allah'ın Emri-Peygamber Kavli ile oğlan tarafı dünür geleceğini, kız tarafına bildirir. Oğlan ve kız tarafının yakın akrabaları ayrı ayrı toplanırlar. Dünürlükte oğlan babası hiç konuşmaz. Her iki tarafın vekili olur.     Oğlan tarafının dünür olarak kabul edilmesinin ertesi günü yapılacak hazırlıklar konuşulur. Yozgat’ta başlık adeti artık uygulanmamaktadır.
    Nişan öncesi yapılacak şerbet töreni için, kız evinde; kız ve oğlan tarafından gelen misafirler hazır olurlar.
    Kadın ve erkeklerin toplantı odaları ayrıdır. Kadınların evinde şenlik başlar. Kız tarafından evde bulunan büyüklerin elleri öpülür, daha sonra oğlan evi tarafından getirilen bilezik, yüzük ve saat gibi ziynet eşyaları bir kadın tarafından sahiplerinin adları da belirtilmek suretiyle gelin kıza takılır.
    Erkeklerin bulunduğu odada daha önce hazırlanmış olan şerbet, bir hoca tarafından dualanarak, lokumla birlikle odadakilere dağıtılır.
    Çay ikram edilir. Aynı dualı şerbet kadınlara da lokumla birlikte dağıtılır. Oğlan babası şerbet tasına maddi durumuna göre bir miktar para koyar. Bu şerbeti dağıtanların hakkıdır.
    Bir sürahi dolusu şerbet de oğlan evine gönderilir. Bu, her iki tarafın tatlı geçinmelerinin temenni edilmesinin işaretidir. Bazı köylerde erkekler, şerbeti, köy odalarında içerler. Burada oğlan tarafından gelenler, kıza para takarlar.
    Kız tarafı takılan bu hediye paraya göre; gömlek, çorap, kravat (şehirde) vb. giyecekler dağıtılır. Buna "Yolluk" veya "Sini Görme" denir. Bu iş birbirlerine yakın yerleşim merkezlerinde değişik şekilde uygulanır. Şerbet adetinden sonra, artık sıra nişan törenine gelir. Bu törene yörede çok önem verilir. Tarafların uygun göreceği bir günde nişan yapılır.
    Nişan, oğlan ve kız evinin istekleri doğrultusunda şerbetten birkaç ay sonra yapılır. Belirlenen nişan günü için oğlan tarafı davetiye bastırır.         Nişanın nerede, ne zaman ve nasıl yapılacağı kararlaştırılır. Davul veya saz tutulur. Kız İçin gerekli eşyalar taraflarca birlikte alınır. Parasını oğlan babası verir.
    Nişan, genellikle ya kız evinde veya düğün salonunda yapılır. Salonda yapılan törenlerde damatta bulunur. Yapılan bu törende damadın bulunup bulunmaması kız tarafının isteği doğrultusunda gerçekleşir.
    Fakat çoğunlukla bugün için törenlere her ikisinin katılmasında bir sakınca görülmemektedir.
    Kız evinde nişan töreni şöyle yapılır: Kız ve oğlan babası yakın akraba ve komşularını daha önce anlattığımız şekilde nişana davet eder.         Oğlan tarafından alınmış bulunan eşyalar kız evine götürülerek, arkadaşları tarafından gelin adayına giydirilir. Tutulan davul-zurna eşliğinde, karşı taraf kız evine gelir, hoşbeşten sonra, kadın misafirler bir salona, erkek misafirler de başka bîr salona, alınırlar.
    Kırmızı kurdeleyi nişan yüzükleri her ikisine takılır.
    Nişan geleneği, köylerde değişik şekilde yapılır. Şehirde damat bulunduğu halde, köylerde damadın kız evinde bulunması hoş karşılanmaz. Köylerde "okuntu" adı verilen düğüne davet için üzüm, şeker, leblebi vs. dağıtılır. Okuyuntu dağıtan fakir kadına, un, bulgur, para vs. verilir.
    Oğlan evi bütün nişan hazırlıklarını tamamladıktan sonra, sabah nişana gidecek olanlar toplanırlar.Köyden köye gidilecekse eskiden koşusu (at arabası) olan oğlan evi önüne çekerdi. Düğün Kahyâsı'nın nezaretinde hareke! edilir. Nişancı yolunun geçtiği köy muhtarına "Heybe" bırakırdı.
    Nişandan yaklaşık on gün sonra "Güveyi Görmesi" adeti yerine getirilir. Buna "sini dönmesi" de denir. Kız evi, damat ve diğer yakınları İçin siniler hazırlar. Kız yakınlarının almış olduğu eşyalar bu sinilerin içine konur. Sini içinde; gömlek, kravat, kazak, iç çamaşırı, çorap, kolonya, tarak, saat vb. şeyler bulunur.
    Oğlan ve kız evinde yapılan nişan hazırlıklarıyla beraber, pişmiş tavuk, kaz, hindi ve çörekten oluşan "Nişan Heybesi" ile; kuru üzüm, çerez, sigara ve yağlı çörekten meydana gelen ayrı bir heybe hazırlanır. Buna "delikanlı heybesi" denir. Heybeler nişan gününden üç gün önce bir kadın ve bir erkek tarafından kız evine götürülür. Köy gençleri nişan heybesinin (Nişan arabasının) önüne geçerek heybe alırlar. Töre gereği evli olanlar bu grubun içinde bulunmazlar.(Bu gelenekler birçok köyümüzde hâlen devam ettirilmektedir.) Heybeyi alan gençler, kendi başlarına müsait bir eve veya yaz günüyse bir söğüt gölgesine, soğuk su başına giderler. Heybedekileri afiyetle yerler.
    Köylerdeki geleneğin İlginç bir yönü de, kızın bulunduğu evin kilitlenmesidir. Kapı kız yakını bir kadın tarafından kilitlenip, nişan kahyasından para alınarak açılır. Davul-zurna eşliğinde gelini alan nişan alayı, caminin etrafını dolaştırır. Bütün düğün ve nişanlarda bu gelenek sürdürülmektedir.
    Ayrıca gelin kız köyde türbe varsa türbe ile birlikte kabristanı da ziyaret eder. Dua edip, birçok dilekte bulunur. Evliliğe ilk adım atan gelin adayının işi rast gelir, uğur getirir.
    Düğün ekmeği ve kına ekmeği düğünün ihtiyacı kadar yapılır. Düğün ekmeğine, şen tabiatlı ve güzel sesli kadınlar çağırılır. Akraba ve komşu kadınlar, kızlar da gelirler. Birkaç tane de def bulundururlar. Def çalarak ve türkülerle hamur yoğrulur. Açıcılar bir döküm ekmek açarlar. Pişen ekmek ve kalan beziler etrafında güzel bir halay çekerler.
    Yozgat ve köylerinde düğünler genellikle cuma günü başlayıp, pazar günü biter. (Köylerde perşembe günü de başladığı olur) Perşembe günü "Okuyuntu" günüdür, iki taraf okuyuntu ile eş, dost ve yakınlarını düğüne okurlar. Daveti alanlar kız ve oğlan tarafına bir hediye ile gözün aydın'a gelirler. "Hayırlı ve uğurlu olsun düğününüz" derler.
    Tutulan davul-zuma cuma günü sabahından itibaren oğlan evinde çalmaya başlar. Öğlenden sonra kız ve oğlan evinin davetçi kadınları, komşu kız ve gelinleri "Kız hamamına" çağırır. (Şehir merkezinde, köyde yoktur) Hamam masrafları oğlan babası tarafından karşılanır. Hamamda gelin adayının başına taç giydirilir. Eltisi, görümcesi ve diğerleri ellerinde yanan mumlarla gelini harman taşının etrafında üç defa dolaştırıp, alkışlarlar. Yapılan bu adetle gelin kötü huylardan, kirinden arınıp tertemiz olmuştur. Bu işler yapıldıktan sonra davul-zurna eşliğinde eve dönülür. O gün kız, akrabalarında davet gezer.
    Aile, milletimiz için çok mukaddes bir kurumdur. Bu kuruma ilk adım düğünle atılır. Cepheden cepheye elinde bayrakla koşan Türkler, bekarlıktan evliliğe de bayrakla geçerler, Anadolu da bütün düğünler az veya çok farklılıkla "Bayrak Kaldırma"yla başlar. Bu törenler sırasında kullanılan bayrak, "Düğün Bayrağı" adını alır. Düğün bayrağı, ay-yıldızlı Türk Bayrağı olduğu gibi, çeşitli direk ve sırıklara çeşitli süslerin takıldığı değişik adlardakî ağaç dallarından oluşur.
    Düğünün başladığı gün kaldırılan bayrak, düğünün bittiği günü gelin eve indikten sonra yine gençler tarafından İndirilir. Al ve yeşil bayrakları kim kaparsa gelin ve damada götürerek töre alır.
KINA GECESİ
    Kına gecesi düğünün ikinci günü kız evinde yapılır. Düğün evindekiler ellerinde mumlarla içeri girerler. Mumları sahnenin önüne koyarlar. Aralarında gelin adayı da vardır. Alkışlarla ortada duran sandalyeye gelin oturtulur. Kekil kesme işini bir kadın yapar. Gelin adayı sandalye etrafında üç defa dolandırılır. Bu sırada  ezgili türküyle övülür.
    Gelin sandalyeye oturtulur. (Üç defa oturur kalkar.) Kınayı yakacak kadın "Buyurun komşular... Büyük, küçük gelin kınası yakalım" der. Orada bu*lunanlar: "Allah hayırlı eylesin" diyerek duacı olurlar. Kadın: "Darısı sizlerin oğluna, kızına" deyince "Amin" derler. Kadın "Kına donmuş" diyerek oğlan başının sağdıcından bahşiş alır. önce kekil kesilir.
    Sıra kına yakmaya gelir. Kekili kesen kadın, gelinin avucunun içine kına çalarak kırmızı kurdeleyle bağlar. iki kız içinde ayna olan bir kıvrak tutarlar.    
    Uzun süren baş övmeden sonra sıra elbise giydirmeye gelir. Elbise üç defa gelin adayının başı üzerinde dolandırılır , salavatlanır. Elbisenin yakası gelin adayına ısıttırılır. Kınadan boyun kısmına sürülür. ( Bu kına yakmadan öncede yapılabilir) Saçı çağırttırılır. Gelin adayı kalkar önüne bir kız düşer el öperler.
    Köylerde "Kınacı Kadın" lar olurdu. Her kına merasiminde özellikle bu kadınlara "Diyeşet" söylettirilirdi.
    Pazar günü oğlan tarafı gelin almaya gelir. Önce çeyiz bir arabaya yüklenir. Çeyiz arabasıyla birlikte kızın eltisi de çeyizi sermek için oğlan evine gider.
    Gelin özenle süslenir. Gelin beyaz bir gelinlik giyer. Başına da beyaz telli taç konur. Onun üstüne pullu kıvrak atılır. (Bazı köylerimizde gelinin başına eskiden beri süre gelen "DUVAK" konur.) Tel Duvak.. Al Duvak... Gelinlerin baba evinden, ana elinden getirdiği sıla yadigârı, Anadolu kadını her uğurlu elin Fadime Anamızın eli, "Al Duvağı"nda Fadime Anamızın gelinlik duvağı olduğuna inandığı içindir ki, gelinlik duvağını çeyiz sandığında en kutsal hatıra olarak ömrünün sonuna kadar saklamaktadır.
    "Tel duvağı ile, küpeli kazana basarak, üzengili ata ilk sağ ayağını ata*rak binen, salavatlanarak el kapısına, yâr kapısına uğurlanan bir annenin ah, vah ile anlattığı, ağıtlarla sırdaş, kardaş olduğu günler mazide kaldı" demeyelim. Eski çamlar bardak olsa da... Eski duvaklar, yaşlı gelinlerin, ailelerin ziynet sandıklarının en şerefli köşesinde şeref misalin olarak ağırlanmaktadır.
    Salavatla kalkan gelin sarılır bacısının boynuna da basar ağıtın kösteğine!... Gelinin gözlerinden akan yaşlar "Telli Duvak" sır etmektedir.

yozgat ileri

Bu haber 39096 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Yozgat Haberleri

Yozgat Belediyesi'nden küfürlü tweete tarihi ayar

Yozgat Belediyesi'nden küfürlü tweete tarihi ayar Yozgat Belediyesi'nden küfürlü tweete tarihi ayar

YOZGAT HIZLI TREN PROJESİNİN T9 TÜNELİNDE FECİ GÖÇÜK

YOZGAT HIZLI TREN PROJESİNİN T9 TÜNELİNDE FECİ GÖÇÜK YOZGAT HIZLI TREN PROJESİNİN T9 TÜNELİNDE FECİ GÖÇÜK

Ankara Fm Dinle

Radyomuzu Mobil Dinlemek İçin Tıklayınız.

Winamptan Dinle Winamptan DinleMediplayerden DinleRealPlayerden DinleQuicktimeden Dinle
Başarı13 Mart 2014

Yerköy Nöbetci Eczaneler

Yerköy Muhtarlarımız

Yerköy Meclis Üyeleri

Yerköy Telefon Numaraları

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Yapılan yorumlardan Sitemiz sorumlu degildir hakaret kırıcı bölücü benzeri yorumlara izin verilmemekte dir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi